Vatandaşlık
KPSS Hukuka Giriş — Çözümlü Sorular
Hukuk kuralları, yaptırım, normlar hiyerarşisi ve temel kavramlar.
Bu konunun anlatımı da hazır: Hukuka Giriş — Kurallar, Yaptırım ve Normlar Hiyerarşisi
28 soru — hepsi çözümlü
Şıkka dokun; doğru cevabı, gerekçesini ve yanlış şıkkın tuzağını görürsün.
- 1.
Normlar hiyerarşisi ve 1982 Anayasası'nın ilgili hükümleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
YanlışDoğru cevap: E — Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanun aynı konuda farklı hüküm içerirse her durumda kararname uygulanır
A (Anayasa m.90/son), B (kanunda açıkça düzenlenen konuda kararname çıkarılamaz), C (yönetmelik alt norm olarak kanuna ve kararnameye aykırı olamaz) ve D (kanunların anayasaya uygunluk denetimi AYM'nindir) doğrudur. E ise yanlıştır: Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanun aynı konuda farklı hüküm içerirse kanun hükmü uygulanır; bu konuda sonradan çıkarılan kararname hükümsüz kalır. Dolayısıyla "her durumda kararname uygulanır" ifadesi yanlıştır.
Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanun çatışırsa kararname değil, kanun üstündür; bu, 2017 değişikliğiyle getirilen önemli bir istisna kuralıdır.
- 2.
Bir toplumsal kuralın "hukuk kuralı" niteliği taşıdığını ileri süren bir kişinin dayanacağı en güçlü ölçüt aşağıdakilerden hangisidir?
YanlışDoğru cevap: D — Kurala aykırılık hâlinde devlet gücüyle uygulanan maddi bir yaptırımın öngörülmüş olması
Hukuk kurallarını ahlak, din, görgü ve örf kurallarından ayıran belirleyici ölçüt, ihlali hâlinde devlet eliyle uygulanan maddi yaptırımın (ceza, tazminat, cebrî icra vb.) bulunmasıdır. Çoğunlukça benimsenme (A), kınama/dışlanma gibi manevi tepkiler (B), gelenekselleşme (C) ve vicdani sorumluluk (E) diğer toplumsal kurallarda da görülebilir; hukuku ayıran, devlet destekli maddi yaptırımdır.
Öğrenci yaygın benimsenme veya toplumsal tepkiyi (kınama) hukukun ölçütü sanıyor; oysa asıl ayırt edici öge devlet destekli maddi yaptırımdır.
- 3.
Yeni doğmuş bir bebek, dedesinden miras yoluyla bir taşınmaza malik olmuş; ancak bu taşınmazı satmak ya da kiraya vermek gibi işlemleri kendisi yapamamaktadır. Bu durum, hak ehliyeti ile fiil ehliyeti arasındaki farkı gösterir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
YanlışDoğru cevap: A — Bebeğin hak ehliyeti vardır ancak tam fiil ehliyeti yoktur.
Hak ehliyeti, haklara ve borçlara sahip olabilme ehliyetidir ve sağ doğmak koşuluyla herkeste, doğumla birlikte bulunur; bebek de mirasa hak ehliyetiyle sahip olur. Fiil ehliyeti ise kişinin kendi işlemleriyle hak edinip borç altına girebilmesidir; ayırt etme gücü, erginlik ve kısıtlı olmama koşullarını gerektirir. Bebekte bu koşullar bulunmadığından tam fiil ehliyeti yoktur ama hak ehliyeti vardır. Dolayısıyla A doğrudur. E, iki kavramın tanımını ters vermiştir.
Hak ehliyeti doğumla herkeste bulunur; fiil ehliyeti ise ayırt etme gücü ve erginlik ister. İkisi karıştırılırsa tanımlar ters çevrilir (E’deki hata).
- 4.
İki komşu arasında, birinin diğerine ait araziye izinsiz kurduğu duvarın kaldırılmasına ilişkin bir uyuşmazlık doğmuştur. Tarafların hukuken eşit konumda olduğu bu ilişki için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
YanlışDoğru cevap: C — Uyuşmazlık, kamu hukuku dallarından olan idare hukukunun konusudur.
İki komşu arasındaki mülkiyet/komşuluk uyuşmazlığı, tarafların eşit olduğu (A, D) ve devletin üstün taraf olarak yer almadığı (B), eşya hukukunun mülkiyet konusuna giren (E) bir özel hukuk ilişkisidir. İdare hukuku ise devletin üstün konumda olduğu kamu hukuku dalıdır; bu ilişki idare hukukunun konusu olmadığından C söylenemez.
Her uyuşmazlığın idareyi ilgilendirdiği sanılır; kişiler arası eşitlik ilişkisi özel hukuka girer.
- 5.
Bir davranışın hukuk kuralı sayılabilmesi için, kurala uyulmadığında devletin örgütlü gücüyle bir tepki göstermesi gerekir. Buna göre, hukuk kurallarını din, ahlak ve görgü kurallarından ayıran temel ölçüt aşağıdakilerden hangisidir?
YanlışDoğru cevap: A — Maddi yaptırıma (müeyyideye) bağlanmış olması
Hukuk kurallarını diğer toplum kurallarından ayıran temel ölçüt, ihlali hâlinde devletin örgütlü gücüyle uyguladığı maddi yaptırıma (müeyyide) bağlanmış olmasıdır. Yazılı olmak zorunlu değildir (örf-adet hukuku yazısızdır); benimsenmişlik, vicdan ve iç dünya diğer kural türlerinin özellikleridir.
Hukuku ayıran temel unsur maddi/devlet destekli yaptırımdır; 'yazılı olma' ya da 'toplumca benimsenme' bu ölçütün yerine geçmez.
- 6.
Aşağıdaki hukuk dallarından hangisi, diğerlerinden farklı olarak özel hukuk dalı değildir?
YanlışDoğru cevap: D — Vergi hukuku
Özel hukuk, kişiler arasındaki eşitliğe dayalı ilişkileri düzenler. Borçlar, medeni, ticaret ve eşya hukuku özel hukuk dallarıdır (A, B, C, E). Vergi hukuku ise devletle birey arasında, devletin üstün konumda olduğu ilişkileri düzenleyen bir kamu hukuku dalıdır; bu yüzden diğerlerinden farklıdır (D).
Ekonomik/mali içerikli olması vergi hukukunu özel hukuk yapmaz; tarafı devlet olan ve devletin üstün olduğu ilişkiler kamu hukukundadır.
- 7.
Aşağıdakilerden hangisi yazısız (yazılı olmayan) bir hukuk kaynağıdır?
YanlışDoğru cevap: A — Örf ve âdet hukuku
Örf ve âdet hukuku, toplumda uzun süre tekrarlanıp uyulması zorunlu sayılan yazısız kurallardan oluşur. Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, yönetmelik ve milletlerarası antlaşmalar ise yazılı hukuk kaynaklarıdır.
Tüm hukuk kurallarının yazılı olduğu sanılır; oysa örf ve âdet hukuku yazısız bir kaynaktır.
- 8.
Fiil ehliyeti ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
YanlışDoğru cevap: E — Ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlı olmayan kişilerin tam fiil ehliyeti vardır.
Tam fiil ehliyeti için üç koşul birlikte aranır: ayırt etme gücü (temyiz kudreti), erginlik ve kısıtlı olmama. Bu koşulları taşıyan kişi kendi işlemleriyle hak kazanıp borç altına girebilir (E doğru). Doğumla eksiksiz gelen (A) ehliyet fiil değil hak ehliyetidir; yalnız ayırt etme gücü tek başına tam ehliyet için yetmez (C); ayırt etme gücü olmayan tek başına geçerli işlem yapamaz (D); tüzel kişilerin de organları aracılığıyla fiil ehliyeti vardır (B yanlış).
Öğrenci hak ehliyeti ile fiil ehliyetini karıştırıp fiil ehliyetinin de doğumla eksiksiz geldiğini sanar.
- 9.
Aşağıdakilerin hangisinde verilen hukuk kaynakları, normlar hiyerarşisinde üstten alta doğru doğru sıralanmıştır?
YanlışDoğru cevap: A — Anayasa – Kanun – Cumhurbaşkanlığı kararnamesi – Yönetmelik
Normlar hiyerarşisinde en üstte Anayasa bulunur; onu kanunlar izler; Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, kanunla çeliştiğinde kanun esas alındığından uygulamada kanunun altında ve yönetmelikten üstte konumlanır; en altta ise yönetmelikler yer alır. Bu sıra yalnızca A’da doğrudur. B Anayasa’yı kanunun altına, C ve D alt normları üste, E ise kararnameyi Anayasa’nın üstüne koyduğu için yanlıştır.
Anayasa’nın en üst norm olduğu ve yönetmeliğin en altta bulunduğu hiyerarşi karıştırılır.
- 10.
Türk hukukunda normlar hiyerarşisi dikkate alındığında, aşağıdaki sıralamalardan hangisi ÜSTTEN ALTA doğru DOĞRU verilmiştir?
YanlışDoğru cevap: A — Anayasa → Kanun → Cumhurbaşkanlığı kararnamesi → Yönetmelik
Normlar hiyerarşisinde en üstte Anayasa bulunur; onu sırasıyla kanunlar, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve en altta yönetmelikler izler. Alt norm üst norma aykırı olamaz. Bu sıralamayı üstten alta doğru doğru veren tek seçenek A'dır. B'de kararname kanunun üstüne, D'de yönetmelik kanunun üstüne çıkarıldığından; C ve E'de ise Anayasa en üstte olmadığından yanlıştır.
Öğrenci Cumhurbaşkanlığı kararnamesini kanunun üstünde sanır (B); oysa hiyerarşide kanun kararnameden üsttedir. Doğru sıra Anayasa→Kanun→Kararname→Yönetmelik'tir.
- 11.
Bir kişinin, fiilini işlediği tarihte yürürlükte olan kanuna göre 5 yıl hapis öngörülmesine rağmen, yargılama sırasında yürürlüğe giren yeni ve daha hafif (3 yıl) cezanın uygulanması aşağıdaki ilkelerin hangisiyle açıklanır?
YanlışDoğru cevap: A — Lehe olan kanunun geçmişe uygulanması (lehe kanun) ilkesi
Ceza hukukunda kural, kanunların geriye yürümemesidir; ancak bunun önemli bir istisnası vardır: sonradan çıkan kanun sanığın LEHİNE ise (cezayı hafifletiyor ya da suç olmaktan çıkarıyorsa) geçmişteki fiile uygulanır. Bu 'lehe kanunun geçmişe uygulanması' ilkesidir ve olaydaki daha hafif cezanın uygulanmasını açıklar. B kıyasla ilgisizdir; C ve E farklı ilkelerdir; D ise 'istisnasız' dediği için yanlıştır, çünkü lehe kanun tam da bir istisnadır.
Ceza kanunlarının 'her durumda' geriye yürümediğini sanmak; oysa sanık lehine olan kanun geçmişe uygulanır.
- 12.
Aşağıdaki durumlardan hangisinde bir kişi, ihlal ettiği kural karşısında devletin maddi yaptırımıyla (cebri güç) karşılaşmaz?
YanlışDoğru cevap: C — Yaşlı bir komşusuna otobüste yer vermeyen kişinin çevresince ayıplanması.
A, B, D ve E'de ihlal edilen kurallar hukuk kurallarıdır ve karşılığında devletin örgütlü/maddi yaptırımı (para cezası, icra, hapis, tazminat) uygulanır. C'de ise ihlal edilen bir görgü/ahlak kuralıdır; yaptırımı ayıplanma, dışlanma gibi manevi nitelikli olup devletin cebri gücüyle desteklenmez. Bu, hukuk kuralı ile diğer sosyal düzen kurallarını ayıran temel ölçüttür.
Ahlak/görgü kurallarının yaptırımı manevidir (ayıplama); yalnızca hukuk kurallarının yaptırımı devletçe zorla uygulanır (maddi yaptırım).
- 13.
"Kamu düzenini bozan kişinin devlet eliyle cezalandırılması" ile "komşusundan alacağını tahsil etmek isteyen kişinin dava açması" örnekleri sırasıyla hangi hukuk dallarına girer?
YanlışDoğru cevap: D — Kamu hukuku – Özel hukuk
Kamu hukuku, devletin egemen güç olarak taraf olduğu ve kamu düzenini ilgilendiren ilişkileri düzenler; suç işleyenin devletçe cezalandırılması (ceza hukuku) kamu hukuku alanıdır. Özel hukuk ise eşit konumdaki kişiler arasındaki ilişkileri düzenler; alacak-borç uyuşmazlığı (borçlar/medeni hukuk) özel hukuk alanına girer. Bu nedenle sıra: kamu hukuku – özel hukuk (D).
Devletin egemen taraf olduğu ceza ilişkisi kamu hukuku; eşit kişiler arası alacak ilişkisi özel hukuktur.
- 14.
Bir belediye çalışanı, görev sırasında sergilediği bir davranış nedeniyle hem çevresindekilerce ayıplanmış hem de hakkında bir idari yaptırım uygulanmıştır. Bu örnekten hareketle, hukuk kurallarını din, ahlak ve görgü kurallarından ayıran özellik olarak aşağıdakilerden hangisi SÖYLENEMEZ?
YanlışDoğru cevap: D — Yaptırımının yalnızca kişinin vicdanında hissettiği manevi bir baskıdan ibaret olması
Hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran temel ölçüt, yaptırımının maddi ve devlet gücüyle desteklenmiş olmasıdır. Yalnızca vicdanda hissedilen manevi baskı ise din, ahlak ve görgü kurallarının yaptırımıdır; bu nedenle hukuku ayıran bir özellik olarak söylenemez.
Manevi/vicdani yaptırım hukuka özgü değildir; hukuku ayıran şey maddi ve cebri yaptırımdır.
- 15.
Toplumsal hayatı ve bireyler arası ilişkileri düzenleyen kurallar 'sosyal düzen kuralları' olarak adlandırılır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi bir sosyal düzen kuralı değildir?
YanlışDoğru cevap: E — Matematik kuralları
Sosyal düzen kuralları; din, ahlak, görgü ve hukuk kurallarından oluşur ve toplumsal davranışı düzenler. Matematik kuralları toplumsal davranışı düzenlemediğinden sosyal düzen kuralı değildir.
Sosyal düzen kuralları yalnızca insan davranışını düzenleyen kurallardır; bilimsel/teknik kurallar bu kapsamda değildir.
- 16.
Bir kişi bankadan aldığı konut kredisinin taksitlerini vadesinde ödemez. Banka, icra dairesine başvurarak borçlunun taşınmazının haczedilip satılmasını sağlar ve alacağını bu satış bedelinden tahsil eder. Bu olayda uygulanan yaptırım türü aşağıdakilerden hangisidir?
YanlışDoğru cevap: A — Cebri icra
Ödenmeyen bir borcun, devlet gücü (icra organları) kullanılarak malın haczedilip satılması yoluyla zorla yerine getirilmesi cebri icra yaptırımıdır.
Borcunu ödememek kural olarak suç değildir; bu nedenle yaptırım ceza değil, cebri icradır.
- 17.
Bir sürücü, dikkatsizliği nedeniyle park hâlindeki bir aracın kaputuna zarar verir. Açılan dava sonucunda mahkeme, sürücünün araç sahibinin uğradığı zararı para olarak gidermesine hükmeder. Bu kararda uygulanan yaptırım aşağıdakilerden hangisidir?
YanlışDoğru cevap: C — Tazminat
Haksız fiil sonucu doğan zararın para ile giderilmesine hükmedilmesi tazminat yaptırımıdır. Ortada bir haksız fiil ve zarar bulunduğundan yaptırım tazminattır.
Zararı gidermek için ödenen para bir 'ceza' değildir; amaç cezalandırmak değil, zararı denkleştirmektir (tazminat).
- 18.
Bir kamu kurumu, hukuka aykırı biçimde bir memurun görevine son verir. Memurun açtığı dava üzerine idare mahkemesi, bu işlemi hukuka aykırı bularak ortadan kaldırır. İdarenin bu işlemine uygulanan yaptırım türü aşağıdakilerden hangisidir?
YanlışDoğru cevap: B — İptal
İdarenin hukuka aykırı işlemlerine karşı uygulanan yaptırım iptaldir; idari işlem, idari yargı kararıyla iptal edilerek hukuk düzeninden çıkarılır.
İdari işlemin geçersiz kılınması özel hukuktaki 'hükümsüzlük/butlan' değildir; idari işlemlere özgü yaptırım iptaldir.
- 19.
Türk hukukunda normlar hiyerarşisinde (Kelsen piramidi) en üstte yer alan ve kendisine aykırı norm konulamayan düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?
YanlışDoğru cevap: D — Anayasa
Normlar hiyerarşisinde en üstte Anayasa bulunur; kanun, kararname, yönetmelik gibi alt normlar Anayasa'ya aykırı olamaz.
Milletlerarası antlaşmalar veya kanunlar hiyerarşinin en üstünde değildir; en üstteki norm Anayasa'dır.
- 20.
2017 Anayasa değişikliğiyle kurulan Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ve normlar hiyerarşisi birlikte değerlendirildiğinde aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
YanlışDoğru cevap: B — Yönetmelikler hem kanunlara hem de Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine aykırı olamaz
Yönetmelik, hiyerarşinin alt basamağında yer aldığından hem kanunlara hem de Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine aykırı olamaz. Kararname-kanun çelişkisinde kanun uygulanır (A yanlış); Cumhurbaşkanlığı kararnameleri Anayasa Mahkemesi denetimine tabidir (C yanlış); kanunlar da AYM denetimine tabidir (D yanlış); usulüne göre yürürlüğe konulan antlaşmalar kanun hükmündedir (E yanlış).
Kararnamenin kanunla eşit veya üstün olduğu sanılır; oysa çakışmada kanun üstündür ve kararname de yargı denetimine tabidir.
- 21.
Bir avukat, usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş bir milletlerarası antlaşmanın Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürerek antlaşmanın iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmak istemektedir. Anayasa'nın 90. maddesi çerçevesinde bu talep bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
YanlışDoğru cevap: C — Usulüne göre yürürlüğe konulmuş antlaşmaların Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulamaz
Anayasa'nın 90. maddesine göre usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir ve bunların Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.
Antlaşmalar kanun gibi görülüp AYM denetimine tabi sanılır; oysa Anayasa bu antlaşmaların aykırılık iddiasıyla AYM'ye götürülmesini açıkça yasaklamıştır.
- 22.
Temel hak ve özgürlüklere ilişkin, usulüne göre yürürlüğe konulmuş bir milletlerarası antlaşma ile bir kanun aynı konuda birbirinden farklı hükümler içermekte ve aralarında uyuşmazlık bulunmaktadır. Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca bu uyuşmazlıkta ne yapılır?
YanlışDoğru cevap: E — Milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır
Anayasa m.90'a göre temel hak ve özgürlüklere ilişkin antlaşmalarla kanunlar aynı konuda farklı hüküm içerir ve uyuşmazlık çıkarsa milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.
Bu kural her antlaşma-kanun çakışması için değil, yalnızca temel hak ve özgürlüklere ilişkin antlaşmalar için geçerli özel bir istisnadır.
- 23.
Aşağıdaki hukuk dallarından hangisi, tarafların eşit konumda olduğu (koordinasyon) ilişkileri düzenlediği için kamu hukuku dalları arasında yer almaz?
YanlışDoğru cevap: D — Ticaret hukuku
Ticaret hukuku, tacirler arasındaki eşitler arası ilişkileri düzenleyen bir özel hukuk dalıdır. Ceza, idare, vergi hukuku ile devletler genel hukuku ise kamu hukuku dallarıdır.
Devletler genel (uluslararası kamu) hukuku 'devletler' sözcüğü nedeniyle özel hukuk sanılır; oysa kamu hukuku dalıdır. Ticaret hukuku ise özel hukuktandır.
- 24.
İki kişi arasında yapılan bir kira sözleşmesinden doğan uyuşmazlık, tarafların birbirine karşı eşit konumda olduğu bir ilişkiyi ilgilendirmektedir. Bu ilişki, aşağıdaki hukuk dallarından hangisinin kapsamına girer?
YanlışDoğru cevap: A — Özel hukuk
Kira sözleşmesi gibi kişiler arasındaki eşit düzeyli ilişkiler özel hukukun (borçlar/medeni hukuk) konusudur. Diğer seçenekler devletin taraf olduğu, taraflar arasında astlık-üstlük bulunan kamu hukuku dallarıdır.
Devletin taraf olmadığı, kişiler arası eşit ilişkiler kamu hukukuna değil özel hukuka girer.
- 25.
Bir hukukçu, 'Bugün Türkiye'de yürürlükte olan yazılı ve yazısız tüm kuralların bütünü' ifadesiyle belirli bir kavramı anlatmaktadır. Bu ifade aşağıdaki kavramlardan hangisine karşılık gelir?
YanlışDoğru cevap: B — Pozitif (mevzu) hukuk
Pozitif (mevzu) hukuk, belirli bir yerde ve zamanda fiilen yürürlükte olan yazılı ve yazısız kuralların tümüdür. Tabii/doğal hukuk 'olması gereken' ideal hukuku, mefsuh hukuk ise yürürlükten kalkmış hukuku anlatır.
Yürürlükteki hukuk ile 'olması gereken' (tabii/doğal) hukuk karıştırılır; fiilen yürürlükte olan pozitif hukuktur.
- 26.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde, bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesindeki hüküm ile bir kanundaki hüküm aynı konuyu farklı biçimde düzenlemektedir. Anayasa'ya göre bu durumda hangisi uygulanır ve sonucu ne olur?
YanlışDoğru cevap: C — Kanun hükmü uygulanır; TBMM aynı konuda kanun çıkardığında kararnamenin ilgili hükmü hükümsüz hâle gelir
Anayasa'ya göre Cumhurbaşkanlığı kararnamesindeki hükümle kanunda farklı hüküm bulunması hâlinde kanun hükümleri uygulanır; ayrıca TBMM aynı konuda kanun çıkarırsa kararnamenin ilgili hükmü hükümsüz hâle gelir.
Kararnamenin kanunun yerini aldığı sanılır; oysa çakışmada üstün olan kanundur ve kanun, kararname hükmünü hükümsüz kılabilir.
- 27.
Sosyal düzen kuralları ile bunlara bağlanan yaptırımlar birlikte değerlendirildiğinde, aşağıdaki kural-yaptırım eşleştirmelerinden hangisi doğrudur?
YanlışDoğru cevap: E — Hukuk kuralları — cebri icra, tazminat ve ceza gibi maddi yaptırımlar
Din, ahlak ve görgü kurallarının yaptırımı manevidir (günah, ayıplama, kınama, dışlanma). Hukuk kurallarının yaptırımı ise maddidir: ceza, tazminat, cebri icra, iptal ve hükümsüzlük. Yalnızca E seçeneği bu ilişkiyi doğru kurar.
Manevi yaptırımlar (ayıplama, kınama) hukuka; maddi yaptırımlar (ceza, icra) din/ahlaka bağlanarak eşleştirmeler ters çevrilir.
- 28.
Kanunun, geçerliliği için resmî şekilde yapılmasını zorunlu kıldığı bir taşınmaz satışı, tapu müdürlüğünde değil taraflar arasında adi yazılı biçimde yapılmıştır. Şekil şartına uyulmadığı için bu işlemin baştan itibaren geçersiz sayılması hangi yaptırım türüne girer?
YanlışDoğru cevap: A — Hükümsüzlük (butlan)
Hukuki işlemin kurucu ya da geçerlilik (şekil) şartlarındaki eksiklik nedeniyle geçersiz sayılması hükümsüzlük yaptırımıdır; mutlak butlanda işlem baştan itibaren (ex tunc) geçersizdir.
Şekil şartına aykırılık ceza veya tazminat gerektirmez; sonuç, işlemin baştan geçersiz olmasıdır (hükümsüzlük/butlan).
Sık sorulanlar
- KPSS Hukuka Giriş konusundan ne çıkıyor?
- Hukuk kuralları, yaptırım, normlar hiyerarşisi ve temel kavramlar.
- Hukuka Giriş sorularının çözümü var mı?
- Var — bu sayfadaki her sorunun altında doğru cevap ve gerekçesi yazıyor, yanlış şıkların dayandığı hata da açıklanıyor.