Türkçe
KPSS Anlatım Bozuklukları — Çözümlü Sorular
Anlama ve yapıya dayalı anlatım bozukluklarını ayırt etme.
Bu konunun anlatımı da hazır: Anlatım Bozuklukları — Anlama ve Yapıya Dayalı Hatalar
26 soru — hepsi çözümlü
Şıkka dokun; doğru cevabı, gerekçesini ve yanlış şıkkın tuzağını görürsün.
- 1.
Aşağıdaki cümlelerin dördünde eş anlamlı sözcüklerin bir arada kullanılmasından doğan bir anlatım bozukluğu vardır. Buna göre, bu türden bir bozukluğun BULUNMADIĞI cümle aşağıdakilerden hangisidir?
YanlışDoğru cevap: B — Öğretmen, dersin sonunda konuyu ana hatlarıyla özetledi.
A'da "gereksiz" ile "fazla", C'de "karşılıklı" ile "iki taraflı", D'de "yeterince" ile "yeteri kadar", E'de "birbirleriyle" ile "karşılıklı" aynı anlamı yineler; bu dört cümlede eş anlamlı sözcüklerin bir arada kullanılmasından doğan gereksiz sözcük bozukluğu vardır. B'de ise böyle bir yineleme yoktur; "ana hatlarıyla özetlemek" anlamca tutarlıdır ve cümle sağlamdır. Bu nedenle bozukluğun bulunmadığı cümle B'dir.
Öğrenci her cümlede bir 'gereksiz sözcük' arıyor ve sağlam cümleyi de bozuk sanıyor; oysa eş anlamlı yineleme olmayan cümlede bu türden bir bozukluk yoktur.
- 2.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu, ötekilerden farklı bir nedenden kaynaklanmaktadır?
YanlışDoğru cevap: D — Konuşmacı, dinleyicileri hem bilgilendirdi hem de heyecanlandırdılar.
A, B, C ve E’de özne tekil bir değer bildirdiği hâlde yüklem gereksiz yere çoğul yapıldığı için özne-yüklem uyumsuzluğu vardır: “hiçbiri”, “çoğu”, “ne… ne de” bağlacıyla kurulan özne ve “tümü” tekil yüklem ister. D’de ise özne (konuşmacı) tekildir ve tek bir öznenin iki yükleminden ikincisi (“heyecanlandırdılar”) çoğul çekimlenerek yüklemler arası özne-sayı tutarsızlığı doğmuştur. Böylece D, tekil öznenin yükleminin yanlış çekimlenmesiyle diğerlerinden farklı bir kusur taşır.
“Hiçbiri, çoğu, tümü, ne… ne de” gibi özneler tekil yüklem ister; ayrıca aynı özneye bağlı iki yüklemin ikisi de aynı sayı ekiyle çekimlenmelidir.
- 3.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğunun nedeni diğerlerinden farklıdır?
YanlışDoğru cevap: D — Bu kitabı okuyanlar, çok yararlı bir kitap olduğunu belirtiyorlar.
A, B, C ve E'deki bozukluk olayların mantıksal/zaman sırasının yanlış verilmesinden kaynaklanır (yemekten sonra sofraya oturmak, sınavı bitirdikten sonra soruları okumak vb.). D'deki bozukluk ise sıralamayla değil, gereksiz sözcük kullanımı ("kitabı okuyanlar... bir kitap olduğunu" tekrarından doğan) anlatım kusurudur; bu yönüyle diğerlerinden farklıdır.
Anlatım bozukluğunun türü (mantıksal sıralama hatası ile gereksiz söz kullanımı) ayırt edilmelidir; hepsi aynı nedene bağlanamaz.
- 4.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne-yüklem uyumsuzluğundan kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
YanlışDoğru cevap: B — Ne annesi ne de babası bu karara sıcak bakıyorlardı.
B'de "ne ... ne de" bağlacıyla kurulan özneler olumsuzluk bildirdiğinden yüklem tekil olmalıdır; "bakıyorlardı" çoğul yüklemi özne-yüklem uyumsuzluğu doğurur, doğrusu "bakıyordu" olmalıdır. Diğer cümlelerde böyle bir uyumsuzluk yoktur.
"Ne ... ne de" yapısında iki özne olduğu için yüklem çoğul yapılır sanılır; oysa bu bağlaç olumsuzluk kattığından yüklem tekil olur.
- 5.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklemler arasında zaman (kip) uyuşmazlığından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
YanlışDoğru cevap: C — Toplantıya katılanlar hem dinlediler hem de not tutuyorlardı.
A, B, D ve E’de yüklemler arasında zaman/kip uyuşmazlığı YOKTUR; tutarlı cümlelerdir. C’de ise “hem dinlediler hem de not tutuyorlardı” bölümünde sıralı iki yüklem farklı zaman kipleriyle (görülen geçmiş zaman / şimdiki zaman) çekimlenerek zaman uyumsuzluğu doğmuştur. İki eylem aynı zaman dilimine ait olduğundan yüklemler aynı kiple çekimlenmeliydi (dinlediler/not tuttular). Bu nedenle bozukluk C’dedir.
Öğrenci sıralı yüklemlerdeki zaman uyumsuzluğunu (dinlediler/tutuyorlardı) fark etmeyip cümleyi kurallı sanır.
- 6.
Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki anlatım bozukluğu, diğerlerinden farklı bir nedenden kaynaklanmaktadır?
YanlışDoğru cevap: D — Ağaçlar çiçek açmış, kuşlar cıvıldıyordu bahçede.
A, B, C ve E’de bozukluk özne-yüklem uyumsuzluğundan kaynaklanır: A’da topluluk adı olan özne (“izleyiciler”) çoğul yüklem (“alkışladılar”) almış, oysa yüklem tekil olmalıdır; B ve C’de de benzer biçimde belgisiz/topluluk özneyle çoğul yüklem uyumsuzdur; E’de “sevindik” yükleminin öznesiyle uyumu sorunludur. D’de ise yüklemler arasında zaman/kip uyumsuzluğu (“açmış” duyulan geçmiş ile “cıvıldıyordu” sürekli geçmiş) vardır; bu, özne-yüklem uyumu değil, sıralı cümlede yüklemlerin kip uyumsuzluğudur. Bu yönüyle D diğerlerinden farklı bir nedene dayanır.
Sıralı cümlelerde yüklemlerin kip/zaman uyumu, özne-yüklem uyumuyla karıştırılır.
- 7.
Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki anlatım bozukluğu, ötekilerden FARKLI bir nedenden kaynaklanmaktadır?
YanlışDoğru cevap: A — Öğrencileri her zaman sevmiş ve değer vermiştir.
B, C ve E'deki bozukluk YÜKLEM-ÖZNE UYUMSUZLUĞUNDAN (tekil özneye çoğul yüklem) kaynaklanır: 'ne...ne' tekil ister ('haberdar oldu'), 'hiç kimse' tekildir ('gelmedi'), 'hepsi' tekildir ('beğendi'). D'de ise 'ilaç yapmak' değil 'ilaçlamak/ilaç kullanmak' gerekir; yine öznesi ise çoğuldur. A'daki bozukluk ise ortak tümlecin YANLIŞ KULLANIMINDAN doğar: 'sevmiş' nesne isterken ('öğrencileri sevmiş'), 'değer vermiştir' dolaylı tümleç ister ('öğrencilere değer vermiştir'). Bu yönüyle A ötekilerden farklıdır.
Öğrenci hepsinde aynı hatayı arar; oysa A ortak tümlecin yanlış kullanımından, diğerleri özne-yüklem uyumsuzluğundan kaynaklanır. Farklı neden A'dadır.
- 8.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "gereksiz sözcük kullanımından" kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
YanlışDoğru cevap: B — Yaşanan bu olay, ileride tekrar bir daha yaşanmamalı.
B'de "tekrar" ve "bir daha" sözcükleri aynı anlamı taşır; ikisinin birlikte kullanılması anlamca gereksiz yinelemedir ("tekrar bir daha"). Bu, gereksiz sözcük kullanımından doğan anlatım bozukluğudur. Diğer cümlelerde böyle bir eş anlamlı yığılma yoktur; hepsi kurallıdır.
Eş ya da yakın anlamlı sözcüklerin (tekrar/bir daha, en/en fazla, neden/-dan dolayı) birlikte kullanımı gereksiz yinelemeye yol açar. Öğrenci bunu vurgu sanıp bozukluk saymayabilir.
- 9.
Aşağıdaki cümlelerin dördünde anlatım bozukluğu, ortak kullanılan ögenin (tümlecin ya da nesnenin) her iki yükleme uymamasından kaynaklanmaktadır. Buna göre, anlatım bozukluğu bunlardan FARKLI bir nedene dayanan cümle hangisidir?
YanlışDoğru cevap: D — Bu haberi hem duydu hem de çevresine hızla yaydı.
A, B, C ve E'de bozukluk ortak ögenin (tümleç/nesne) yüklemlerin ikisine birden uymamasından kaynaklanır: A'da 'kızmadı' -e hâli ('öğrencilerine kızmadı') ister ama 'güvendi' de -e hâli ister; sorun 'öğrencilerine güvendi' derken 'kızmadı' için gereken hâlin farklı algılanmasıdır. B, C ve E'de 'ne...ne' yapısıyla bağlanan yüklemlerden biri ortak nesne/tümleci -i, diğeri farklı hâl ister ('kardeşini aradı / onu merak etti', 'öğretmeni gördü / ona selam verdi') ve ortak öge her ikisine uymaz. D'de ise ortak öge sorunu yoktur; 'hem...hem' bağlacıyla bağlanan 'duydu' ve 'yaydı' yüklemleri 'bu haberi' nesnesini ortak ve sorunsuz alır. D'deki asıl kusur mantık/sıralama bozukluğudur: bir haberi önce duyup sonra yaymak sıralaması cümlede kurulsa da 'hem...hem' eş zamanlılık bildirdiğinden art arda gelen iki eylemi eşitleyerek mantıksal sıra bozukluğu yaratır. Bu yönüyle D, diğerlerinden farklı bir nedene dayanır.
Anlatım bozukluğunun kaynağını (ortak öge uyumsuzluğu, mantık/sıralama hatası) ayırt edememek; benzer 'ne...ne / hem...hem' yapılı cümlelerde bozukluğun nedeni farklı olabilir.
- 10.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu, bir sözcüğün gereksiz kullanılmasından kaynaklanmaktadır?
YanlışDoğru cevap: C — Konuşmasına yaklaşık iki saat kadar ara vermeden devam etti.
C'de "yaklaşık" ve "kadar" sözcükleri aynı anlamı (yaklaşıklık) taşıdığından biri gereksizdir; bu, gereksiz sözcük kullanımından doğan anlatım bozukluğudur (doğrusu "yaklaşık iki saat" ya da "iki saat kadar"). A, B, D ve E'de ise anlatım bozukluğu yoktur; cümleler kurallı ve anlamca tutarlıdır.
Anlamı birbirini karşılayan iki sözcüğün (yaklaşık–kadar, gibi–sanki) bir arada kullanılması gereksiz sözcük kaynaklı anlatım bozukluğudur.
- 11.
Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki anlatım bozukluğu, gereksiz sözcük kullanımından DEĞİL, öge eksikliğinden kaynaklanmaktadır?
YanlışDoğru cevap: C — Bu olaydan sonra arkadaşlarını sevmiş ve güvenmişti.
C'de "sevmiş" belirtili nesne (arkadaşlarını) ister; "güvenmiş" ise dolaylı tümleç (arkadaşlarına) ister. Ortak kullanılan "arkadaşlarını" yalnızca ilk fiile uyar; "güvenmişti" için gereken "arkadaşlarına" ögesi eksiktir. Bu bir tümleç/öge eksikliğidir. A'da "yaklaşık…kadar", B'de "tekrar…gözden geçirdi", D'de "geri iade", E'de "süregelen…hâlâ devam" gereksiz sözcük bozukluğudur.
Farklı ögeler isteyen fiillerin ortak tek tümleçle kullanılması öge eksikliğidir; eş anlamlı sözcük yığılmasından ayrıdır.
- 12.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu YOKTUR?
YanlışDoğru cevap: C — Bu başarısında, yıllarca verdiği emeğin payı yadsınamaz.
Yalnızca C'de anlam ve yapı bakımından hiçbir kusur yoktur. A'da 'yaklaşık' ve 'kadar' aynı yaklaşıklık anlamını verdiği için gereksiz sözcük vardır. B'de 'benimsemek' ile 'kabul etmek' anlamca aynı olduğundan eş anlamlı yığılması (gereksiz sözcük) oluşur. D'de 'karşılıklı' ile 'diyalog' anlamca çakışır; diyalog zaten karşılıklı konuşmadır. E'de 'bir kez daha' ile 'yeniden' aynı anlamı tekrarladığından gereksiz sözcük vardır. C'de böyle bir fazlalık ya da uyumsuzluk bulunmaz.
'yaklaşık ... kadar', 'karşılıklı diyalog', 'bir kez daha yeniden' gibi gizli eş anlamlı yığılmalarını doğal sanıp gözden kaçırmak.
- 13.
"Öğretmenine çok saygı duyar, sınıfta her fırsatta överdi." cümlesindeki anlatım bozukluğunun türü ve düzeltilmiş biçimi aşağıdakilerin hangisinde birlikte doğru verilmiştir?
YanlışDoğru cevap: B — Nesne eksikliği — 'Öğretmenine çok saygı duyar, sınıfta her fırsatta onu överdi.'
'saygı duymak' dolaylı tümleç ister ('öğretmenine'), 'övmek' ise belirtili nesne ister ('kimi?' → onu). Ortak öge 'öğretmenine' yalnızca ilk yükleme uyar; ikinci yüklem 'överdi' için 'kimi?' sorusunun karşılığı olan nesne yoktur. Bu nedenle ikinci yükleme 'onu' nesnesi eklenmelidir; tür nesne eksikliğidir. A yanlış; özne zaten gizlidir, sorun öznede değildir. C yanlış; 'saygı duymak' zaten dolaylı tümleç almıştır ('öğretmenini saygı duymak' de hatalıdır). D anlamı değiştiren gereksiz bir çatı dönüşümüdür. E yüklemleri birleştirir ama eksik nesneyi gidermez.
Ortak ögenin ilk yükleme uymasına bakıp ikinci yüklemin farklı bir öge (nesne) istediğini atlamak.
- 14.
"Toplantıda önce sorunlar uzun uzun tartışıldı, ardından kalıcı çözümler üretti." cümlesindeki bozukluk hangi yolla giderilir?
YanlışDoğru cevap: B — 'üretti' sözcüğü 'üretildi' yapılarak
Cümlede 'tartışıldı' edilgen, 'üretti' etken çatılıdır; iki yüklem ortak biçimde 'sorunlar/çözümler' öznesine bağlandığında çatı uyuşmazlığı doğar. En ekonomik düzeltme, ikinci yüklemi de edilgen yapmaktır: 'çözümler üretildi.' A da uyumu sağlayabilirmiş gibi görünür ama 'sorunlar tartıştı' anlamı bozar (sorunlar tartışamaz). C gereksiz sözcük varmış gibi düşündürür, oysa 'kalıcı' anlam katar, fazlalık değildir. D bağlaç değişimi bozukluğu gidermez. E nesne kurmaya çalışır ama asıl sorun çatıdadır.
Çatı uyuşmazlığını özne-yüklem uyumu sanıp yanlış yüklemi (edilgeni) etken yapmaya çalışmak.
- 15.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlamca çelişen sözlerin kullanımından kaynaklanan bir bozukluk vardır?
YanlışDoğru cevap: B — Muhtemelen yarın kesinlikle size uğrarım, merak etmeyin.
B'de olasılık bildiren 'muhtemelen' ile kesinlik bildiren 'kesinlikle' aynı yargıda kullanılmış, bu da çelişki yaratmıştır. A'da 'kesin karar' doğal bir kullanımdır. C ve E'de tek yönlü olasılık ifadesi vardır, çelişki yoktur. D çeldiricidir: 'tahminen' ve 'tamamen' farklı ögeleri (sayı ve doluluk) nitelediği için çelişmez; 'tahminen üç yüz' sayıyı, 'tamamen doldurmuştu' doluluğu belirtir.
D'deki 'tahminen' ile 'tamamen'i aynı yargıya bağlı sanıp çelişki olduğunu düşünmek.
- 16.
"Sen ve kardeşin bu akşam mutlaka bize gelmelisin." cümlesindeki bozukluk aşağıdakilerin hangisiyle aynı türdendir?
YanlışDoğru cevap: D — Ben ve sen bu işi birlikte bitirmelisin.
Örnek cümlede farklı kişiler (2. ve 3. kişi) özneyken yüklem tekil 2. kişi ('gelmelisin') çekimlenmiş; kişi uyumu bozuktur, doğrusu 'gelmelisiniz'dir. Aynı hata D'de vardır: 'Ben ve sen' özneleriyle yüklem 'bitirmelisin' yerine 'bitirmeliyiz' olmalıdır. B doğru bir kullanımdır ('katıldık' 1. kişi önceliğiyle doğru çekimlenmiş). C'de teklik-çokluk uyumsuzluğu (cansız özne + çoğul yüklem) vardır, ama tür farklıdır. A ve E'de bozukluk yoktur.
Kişi uyumu ile tekil-çoğul uyumunu aynı sanıp C'yi (cansız özne hatası) örnekle eşleştirmek.
- 17.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözcüğün yanlış anlamda kullanılmasından kaynaklanan bir bozukluk vardır?
YanlışDoğru cevap: E — Bu eski evin öğrenimini tamamlamak yıllar sürdü.
E'de 'öğrenim' (kişinin bilgi edinme süreci) sözcüğü, bir binanın 'onarım/restorasyon' anlamı yerine yanlış kullanılmıştır; ayrıca ev öğrenim görmez. Bu bir sözcük (anlam) yanlışıdır. A'da 'yaşlı çınar' doğru; ağaç için 'yaşlı' kullanılabilir. B'de 'çekimser' oy bağlamında doğru sözcüktür ('çekingen' değil). C'de 'azımsanmayacak kadar çok' tutarlıdır. D'de 'gözüne girmek' deyimi doğru biçim ve anlamdadır.
'yaşlı çınar' ya da 'çekimser' gibi doğru kullanımları yanlış sanıp asıl anlam hatasını (öğrenim/onarım) gözden kaçırmak.
- 18.
"Bu kurallara herkesin uyması gerektiğini savunuyor, ama kendisi hiç uymuyordu." cümlesinde bir anlatım bozukluğu vardır. Bu bozukluğun kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
YanlışDoğru cevap: C — Fiillerin zaman (kip) uyumsuzluğu
'savunuyor' geniş/şimdiki zaman, 'uymuyordu' ise şimdiki zamanın hikâyesi (geçmiş) çekimindedir; aynı özneye bağlı iki yüklem arasında zaman/kip uyumu bozulmuştur. Doğrusu 'savunuyordu ... uymuyordu' ya da 'savunuyor ... uymuyor' biçiminde eş zamanlı olmalıdır. A yanlış; her iki yüklemin de gerekli ögeleri vardır. B yanlış; özne ('o') ile yüklemler kişi/sayı bakımından uyumludur. D ve E cümlede bulunmayan hata türleridir.
Zaman/kip uyumsuzluğunu fark edemeyip anlamca tutarlı olduğu için cümleyi sağlam sanmak.
- 19.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir öge, hem nesne hem de dolaylı tümleç görevini karşılamadığı için oluşan bir bozukluk vardır?
YanlışDoğru cevap: D — Yeni komşularını çok sevmiş, sık sık uğruyordu.
D'de ortak öge 'yeni komşularını' (belirtili nesne) yalnızca 'sevmiş' yüklemine uyar; 'uğruyordu' yüklemi ise 'kime/nereye?' → dolaylı tümleç ister ('onlara'). Tek öge iki farklı görevi (nesne + dolaylı tümleç) karşılayamadığından tümleç eksikliği doğar. A'da 'kardeşine' (dolaylı tümleç) ve 'onu' (nesne) ayrı ayrı verilmiştir, eksik yok. B ve E ögece tamdır. C'de 'ondan' tümleci zaten bulunduğu için eksiklik yoktur.
Bir ögenin farklı görevdeki iki yüklemi aynı anda karşılayamayacağını gözden kaçırıp cümleyi tam sanmak.
- 20.
"Ünlü yazarın ölümünden birkaç yıl sonra kaleme aldığı bu anılar, edebiyat dünyasında büyük yankı uyandırdı." cümlesindeki bozukluğun türü aşağıdakilerden hangisidir?
YanlışDoğru cevap: B — Mantık (bilgi) hatası
Cümle, yazarın 'ölümünden sonra' anılarını 'kaleme aldığını' söylüyor; ölen bir kişi yazı yazamayacağı için gerçekle çelişen bir mantık hatası vardır. Doğrusu, anıların ölümünden sonra 'yayımlandığı' biçiminde olmalıdır. A yanlış; cümlede eş anlamlı yığılması yoktur. C yanlış; 'anılar ... uyandırdı' uyumludur. D yanlış; deyim kullanımı ('kaleme almak') biçimce doğrudur, sorun anlam mantığındadır. E yanlış; çatı sorunu yoktur.
'kaleme almak' deyiminin biçimce doğru olmasına bakıp cümleyi sağlam sanmak; mantık hatasını fark etmemek.
- 21.
"Salona giren konuklar, hem birbirleriyle selamlaştı hem de yerlerine oturdular." cümlesinde birden fazla noktada uyum tartışılabilir. Bu cümledeki asıl anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisidir?
YanlışDoğru cevap: A — 'konuklar' öznesiyle 'selamlaştı' yükleminin tekil kalması, sonraki 'oturdular' ile tutarsızlık oluşturması
Aynı özneye ('konuklar') bağlı iki yüklemden biri tekil ('selamlaştı'), diğeri çoğul ('oturdular') çekimlenmiş; yüklemler arası tekil-çoğul tutarlılığı bozulmuştur. Düzeltmede ikisi de tekil ya da ikisi de çoğul yapılmalıdır. B yanlış; 'selamlaşmak' işteş olsa da 'birbirleriyle' pekiştirme olarak kabul edilir, asıl kusur bu değildir. C yanlış; sıfat-fiil öbeği özneyle uyumludur. D yanlış; bağlaç yerindedir. E yanlış; 'yerlerine' tümleci zaten vardır.
İşteş çatı ile 'birbirleriyle' pekiştirmesini asıl hata sanıp yüklemler arası sayı uyumsuzluğunu atlamak.
- 22.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
YanlışDoğru cevap: B — Aldığı kitabı okuduktan sonra geri iade etmeyi unutmadı.
B'de 'iade etmek' zaten 'geri vermek' anlamı taşıdığından başına gelen 'geri' sözcüğü gereksizdir. Diğer cümlelerde eş anlamlı yığılması ya da başka bir bozukluk yoktur; A, C, D, E anlamca ve yapıca sağlamdır.
'geri iade etmek', 'geri geri gitmek' gibi kalıplaşmış fazlalıkları günlük dilde doğal sanmak.
- 23.
"Bu projede amacımız, bölgedeki çiftçilere hem maddi destek sağlamak hem de üretimi artırmayı hedefliyoruz." cümlesindeki bozukluk nasıl giderilir?
YanlışDoğru cevap: B — 'hedefliyoruz' sözcüğü 'artırmaktır' anlamını verecek biçimde 'sağlamak ... artırmaktır' sıralamasıyla düzeltilerek
Cümlenin öznesi 'amacımız'dır; bu özne yüklem olarak ad cümlesi ('...maktır') ister. Oysa cümle 'hedefliyoruz' fiiliyle bitirilerek özne-yüklem ve sıralama uyumu bozulmuştur ('amacımız ... hedefliyoruz' olmaz). Ayrıca 'destek sağlamak' ile 'üretimi artırmayı' ögeleri farklı biçimde bağlanmış (sıralama hatası). En doğru düzeltme, iki eylemi eş biçimde sıralayıp yüklemi 'artırmaktır' yapmaktır: 'amacımız ... sağlamak ... artırmaktır.' Diğer seçenekler biçim/anlam kusurunu gidermez; A anlamı bozar, C-D-E ilgisiz müdahalelerdir.
Özne 'amaç/amacımız' olduğunda yüklemin fiil değil ad ('-maktır') olması gerektiğini gözden kaçırmak.
- 24.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tamlama yanlışından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
YanlışDoğru cevap: B — Ulusal ve dünya edebiyatı, öğrencilere birlikte tanıtılıyordu.
B'de 'ulusal edebiyat' bir sıfat tamlaması, 'dünya edebiyatı' ise bir ad tamlamasıdır; bu iki farklı yapı tek tamlanana ('edebiyatı') ortaklaştırılamaz. 'ulusal edebiyat ve dünya edebiyatı' biçiminde ayrılmalıdır. A, D, E'de iki sıfat aynı türden olduğu için ortak tamlanan sorunsuzdur ('ekonomik/sosyal sorunlar', 'bilimsel/teknolojik gelişmeler', 'tarihî/doğal güzellikler'). C'de tek ve düzgün bir ad tamlaması vardır.
Sıfat tamlaması ile ad tamlamasının aynı tamlanana bağlanamayacağını fark etmemek.
- 25.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?
YanlışDoğru cevap: D — Bu davranışıyla hepimizin takdirini topladı ve beğenisini kazandı.
D'de 'takdirini toplamak' ile 'beğenisini kazanmak' anlamca aynı şeyi söyler; bu, anlamca yakın ifadelerin gereksiz tekrarıdır (eş anlamlı yığılması). İkisinden biri kaldırılmalıdır. A, B, C, E cümleleri anlamca ve yapıca sağlamdır.
İki farklı deyim/ifade kullanıldığında anlamın zenginleştiğini sanıp eş anlamlı yığılmasını görmemek.
- 26.
"Yeni gelen müdürü herkes hem çok seviyor hem de güveniyordu." cümlesindeki bozukluğun nedeni ve düzeltmesi hangisinde doğru verilmiştir?
YanlışDoğru cevap: B — Dolaylı tümleç eksikliği — 'Yeni gelen müdürü herkes hem çok seviyor hem de ona güveniyordu.'
Ortak öge 'müdürü' belirtili nesnedir; 'sevmek' belirtili nesne ister ('müdürü sevmek' ✓), ancak 'güvenmek' dolaylı tümleç ister ('kime?' → müdüre / ona). Ortak 'müdürü' ögesi ikinci yükleme uymaz; ikinci yüklem için 'ona' dolaylı tümleci eklenmelidir. Tür, dolaylı tümleç eksikliğidir. A yanlış; 'güvenmek' nesne değil dolaylı tümleç ister ('onu güvenmek' hatalıdır). C yanlış; iki yüklem de 3. tekil kişidedir. D yanlış; her iki yüklem de etkendir. E yanlış; 'yeni gelen' anlam katar, gereksiz değildir.
Ortak nesnenin ('müdürü') her iki yükleme de uyduğunu varsayıp 'güvenmek' fiilinin dolaylı tümleç istediğini gözden kaçırmak.
Sık sorulanlar
- KPSS Anlatım Bozuklukları konusundan ne çıkıyor?
- Anlama ve yapıya dayalı anlatım bozukluklarını ayırt etme.
- Anlatım Bozuklukları sorularının çözümü var mı?
- Var — bu sayfadaki her sorunun altında doğru cevap ve gerekçesi yazıyor, yanlış şıkların dayandığı hata da açıklanıyor.