Türkçe
KPSS Cümlenin Anlamı — Çözümlü Sorular
Neden-sonuç, amaç-sonuç, koşul; yargı türleri ve cümle yorumu.
Bu konunun anlatımı da hazır: Cümlenin Anlamı — Anlam İlişkileri ve Yargı Türleri
29 soru — hepsi çözümlü
Şıkka dokun; doğru cevabı, gerekçesini ve yanlış şıkkın tuzağını görürsün.
- 1.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "için" edatı, diğerlerinden farklı bir anlam ilişkisi kurmuştur?
YanlışDoğru cevap: B — Sınavda başarısız olduğu için gün boyu konuşmadı.
A, C, D ve E seçeneklerinde "için" edatı bir amaç bildirmektedir (yetişmek amacıyla, üşümemek amacıyla, yetiştirmek amacıyla, katılmak amacıyla). B seçeneğinde ise "başarısız olduğu için" ifadesi gerçekleşmiş bir durumu, yani neden-sonuç ilişkisini bildirir; konuşmamasının nedeni başarısızlıktır. Bu yüzden B, diğerlerinden farklı olarak amaç değil neden anlamı taşır.
"İçin" edatının her kullanımı amaç bildirmez; fiilin gerçekleşmiş olduğu durumlarda (başarısız olduğu için) neden-sonuç ilişkisi kurar.
- 2.
"İçin" edatı bir cümlede hem amaç hem de neden bildirebilir. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "için", diğerlerinden farklı olarak amaç değil neden anlamı taşımaktadır?
YanlışDoğru cevap: B — Trafiğe erken çıktığı için toplantıya zamanında yetişti.
A, C, D ve E'de "-mek için" yapısı vardır ve eylemin hangi amaçla yapıldığını bildirir (amaç-sonuç). B'de ise "-dığı için" yapısı ("erken çıktığı için") eylemin gerekçesini, yani nedenini gösterir; toplantıya yetişmenin nedeni erken çıkmasıdır. Bu yüzden yalnızca B neden bildirir; diğerlerinden anlamca ayrılır.
Öğrenci tüm "için"li cümleleri amaç sanıyor; oysa "-mek için" amaç, "-dığı için" ise neden bildirir; fiilin çekimli/mastar oluşuna dikkat edilmeli.
- 3.
Aşağıdaki cümlelerin hangisi hem nesnel bir veriyi hem de öznel bir değerlendirmeyi bir arada içerir?
YanlışDoğru cevap: C — 1876 sayfalık bu sözlük, alanının şimdiye kadarki en yetersiz çalışmasıdır.
Nesnel yargı kanıtlanabilir bilgidir; öznel yargı kişiden kişiye değişen değerlendirmedir. C’de “1876 sayfalık” sayılabilir, doğrulanabilir nesnel bir veridir; “en yetersiz çalışmasıdır” ise kişisel bir değer yargısıdır. Böylece C ikisini bir arada barındırır. A ve E tümüyle nesnel; B ve D tümüyle özneldir.
Bir cümlede sayısal/doğrulanabilir bir bilginin bulunması onu tümüyle nesnel yapmaz; aynı cümlede değerlendirme bildiren bir ifade de yer alabilir.
- 4.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem koşul hem de karşılaştırma anlamı bir arada bulunmaktadır?
YanlışDoğru cevap: B — Düzenli çalışırsan sınavı ablandan daha rahat kazanırsın.
B'de "düzenli çalışırsan" koşul, "ablandan daha rahat" ise iki durumun kıyaslandığı karşılaştırma anlamı taşır; ikisi bir aradadır. A'da yalnız koşul, C'de neden-sonuç, D'de yalnız karşılaştırma, E'de birliktelik anlamı vardır. Bu nedenle her ikisini birlikte içeren cümle B'dir.
Cümlede tek anlam aranıp koşul ile karşılaştırmanın aynı cümlede bulunabileceği gözden kaçırılır.
- 5.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kesinlik anlamı yoktur?
YanlışDoğru cevap: C — Havanın gidişatına bakılırsa yağmur birazdan başlayabilir.
C seçeneğinde 'başlayabilir' sözcüğü ve 'gidişatına bakılırsa' ifadesi olasılık (ihtimal) bildirir; kesinlik yoktur. A'da 'hiç kuşkum yok', B, D ve E'de gerçekleşmiş, tanıklanmış yargılar kesinlik anlamı taşır.
'-abilir' eki ve 'bakılırsa' gibi ifadeler olasılık bildirir; gerçekleşmiş/tanıklanmış yargılardaki kesinlikle karıştırılmamalıdır.
- 6.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde karşılaştırma anlamı YOKTUR?
YanlışDoğru cevap: C — Sınıfın en başarılı öğrencisi olarak ödül aldı.
Karşılaştırmada iki varlık ya da durum bir ölçüte göre kıyaslanır. A’da ‘kadar … değil’, B’de ‘çok daha’, D’de ‘-e göre’, E’de ‘-den şiddetli’ karşılaştırma kurar. C’de ise ‘en başarılı’ ifadesi üstünlük belirtse de tek bir öğrencinin niteliği bildirilir; iki öğe karşılıklı kıyaslanmaz, dolayısıyla karşılaştırma anlamı yoktur.
‘En’ üstünlük derecesi bildirir ancak tek varlığa aitse karşılaştırma sayılmaz; ‘daha, kadar, göre’ gibi iki öğeyi kıyaslayan sözlerle karıştırılır.
- 7.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir öneri değil, olası bir sonucu bildiren varsayım anlamı vardır?
YanlışDoğru cevap: C — Sınava biraz daha erken başlasaydın belki bu kadar yorulmazdın.
Öneri, karşıdakine bir yol gösterme/tavsiye bildirir (A, B, D, E'de bu vardır). C'de ise "başlasaydın ... yorulmazdın" yapısıyla gerçekleşmemiş bir koşula bağlı, olması muhtemel bir sonuç, yani varsayım dile getirilmiştir; artık tavsiye edilebilecek bir durum kalmamıştır.
Koşul (-se/-sa) eki taşıyan her cümle öneri sanılır; oysa geçmişe dönük gerçekleşmemiş koşullarda öneri değil varsayım anlamı bulunur.
- 8.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ‘neden-sonuç’ ilişkisi YOKTUR?
YanlışDoğru cevap: E — Çok yorgun olmasına rağmen toplantıya zamanında yetişti.
A, B, C ve D’de bir olay başka bir olayın gerçekleşmesine yol açar: buz tutması→tatil, düzenli çalışma→merak etmeme, susuzluk→kuruma, kışın bastırması→göç. E’de ise “-e rağmen” ile karşıtlık (zıtlık) ilişkisi kurulmuştur; yorgunluk toplantıya yetişmeyi engellemesi beklenirken tersi olmuştur, dolayısıyla neden-sonuç değil karşıtlık vardır.
Öğrenci ‘-e rağmen’ yapısını da bir gerekçe bağlacı sanıp neden-sonuç ilişkisi kurulduğunu düşünür; oysa bu yapı karşıtlık (beklenmeyen sonuç) bildirir.
- 9.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde abartma (mübalağa) söz konusu değildir?
YanlışDoğru cevap: A — Bu haberi duyunca sevincinden neredeyse yerinden fırlayacaktı ama kendini tuttu.
A’da “neredeyse yerinden fırlayacaktı ama kendini tuttu” ifadesi, gerçekleşmemiş güçlü bir eğilimi anlatır; bu, olağan bir sevinç tepkisidir, gerçeğin ölçüsü aşılmamıştır. B (karnına ağrı girecek kadar gülmek), C (dünyaların benim olması), D (gözyaşının dere olup akması) ve E (dağların taşların inlemesi) gerçeğin çok üstünde, olanaksız ölçekte anlatımlardır; abartma içerir.
“Neredeyse”, “az kalsın” gibi sözcükler görülünce her seferinde abartma sanılır; oysa bunlar gerçekleşmeyen ama olağan bir durumu da anlatabilir.
- 10.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde varsayım anlamı YOKTUR?
YanlışDoğru cevap: B — Çalışmalarını düzenli sürdürürse hedefine ulaşacağına eminim.
A, C, D ve E cümlelerinde 'tut ki, diyelim ki, farz et ki, varsayalım ki' ifadeleriyle gerçekleşmemiş bir durum gerçekleşmiş gibi kabul edilmiştir; bu varsayımdır. B cümlesinde ise 'sürdürürse' koşula bağlı bir kesinlik/inanç bildirir; olmamış bir durumu olmuş saymak yoktur, dolayısıyla varsayım anlamı taşımaz.
Öğrenci koşul (şart) anlamı ile varsayımı karıştırır; varsayımda bir durum olmuş kabul edilir, koşulda ise bir durum başka bir duruma bağlanır.
- 11.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde beğeni ile birlikte hafif bir kıskançlık (imrenme) anlamı sezilmektedir?
YanlışDoğru cevap: C — Onun kadar rahat konuşabilmeyi öyle isterdim ki; nasıl da beceriyor!
C'de 'öyle isterdim ki' ifadesi bir yeteneği beğenmenin yanında, o yeteneğe sahip olmayı arzulamayı (imrenme/hafif kıskançlık) da içerir; iki duygu birlikte verilmiştir. A, B, D ve E yalnızca beğeni/takdir bildirir; imrenme öğesi taşımaz. Bu nedenle her iki anlamı birden barındıran tek cümle C'dir.
Öğrenci yalnızca övgü içeren A veya B'yi seçer; oysa soru beğeniye EKLENEN imrenme duygusunu ister, bu da 'keşke ben de' anlamı veren C'dedir.
- 12.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde neden-sonuç ilişkisi YOKTUR?
YanlışDoğru cevap: D — Sınavı kazanmak için aylarca düzenli çalıştı.
D'de "kazanmak için çalışmak" bir amaç-sonuç (maksat) ilişkisidir; eylem bir amaca yönelik yapılır, bir nedenden doğmaz. A (buzlanma→tatil), B (fazla sulama→kuruma), C (kesinti→durma) ve E (kararma→lamba yakma) gerçekleşmiş bir nedenden doğan sonucu bildirir. Dolayısıyla neden-sonuç bulunmayan cümle D'dir.
"-mek için" yapısı amaç, "-dığı için/-ınca/-dığından" yapıları neden bildirir. Öğrenci "için" edatını görünce otomatik neden-sonuç sanır; oysa "için" amaç da kurabilir.
- 13.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yakınma (şikâyet) söz konusu değildir?
YanlışDoğru cevap: B — Yıllardır emek verdiğim bahçe, geçen yıl nihayet istediğim ürünü verdi.
A, C, D ve E cümlelerinde bir durumdan duyulan rahatsızlık, hoşnutsuzluk dile getirilir; hepsi yakınma içerir. B'de ise uzun bir emeğin sonunda istenen sonuca ulaşılmasından duyulan hoşnutluk anlatılır; bu bir yakınma değil, olumlu bir değerlendirmedir.
Yakınma cümleleri bir durumdan duyulan rahatsızlığı bildirir; olumlu bir sonucun anlatıldığı cümle (B) yakınma sanılmamalıdır.
- 14.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "koşula bağlılık" anlamı, cümlede "-sa / -se" eki bulunmadığı hâlde sağlanmıştır?
YanlışDoğru cevap: E — Çalışmadıkça bu sınavı geçmen mümkün değil.
Koşul anlamı çoğunlukla "-sa/-se" ekiyle kurulsa da tek yol bu değildir. E'de koşul, "-madıkça" bağ-fiil ekiyle sağlanmıştır: geçmenin koşulu çalışmaktır; cümlede "-sa/-se" yoktur. A, B, C ve D'de ise koşul doğrudan "-sa/-se" ekiyle (arasaydı, verilse, dinlenirsen, düzelirse) kurulmuştur.
Koşul cümlesi yalnızca "-sa/-se" ile kurulmaz; "-dıkça, -ınca, ile" gibi yapılar da koşul anlamı taşıyabilir.
- 15.
Aşağıdaki cümlelerin dördünde neden-sonuç ilişkisi vardır. Buna göre bu yönüyle ötekilerden farklı olan cümle hangisidir?
YanlışDoğru cevap: B — O, ailesine daha rahat bir yaşam sağlamak için yıllarca fedakârca çalıştı.
B'de "için" gerçekleşmiş bir nedeni değil, henüz gerçekleşmemiş, istenen bir sonucu (rahat yaşam sağlamak) gösterir; bu amaç-sonuç ilişkisidir. A, C, D ve E'de eylemden önce gerçekleşmiş somut nedenler (buz tutması, elektrik kesintisi, sis, tarihin geçmesi) vardır, yani neden-sonuç kurulmuştur.
"İçin" edatı eylemden önce olup biten bir durumu gösteriyorsa neden, istenen/hedeflenen sonucu gösteriyorsa amaç bildirir; ikisi karıştırılır.
- 16.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde koşula (şarta) bağlılık anlamı YOKTUR?
YanlışDoğru cevap: E — Perde açılınca salondaki bütün konuşmalar bir anda kesildi.
E'de "-ınca" eki, birbirini izleyen ve gerçekleşmiş iki olayı (perdenin açılması, konuşmaların kesilmesi) bağladığından zaman anlamı taşır; koşul yoktur. A, B, C ve D'de ikinci yargı birincinin gerçekleşmesine bağlıdır ("-sa, -dıkça, -saydı").
"-sa/-se, ise, -dıkça, -saydı" koşul bildirir; oysa "-ınca/-ince" çoğunlukla zaman anlamı taşır ve koşulla karıştırılır.
- 17.
Aşağıdaki cümlelerin hangisi herhangi bir öznel yargı içermez; yani tümüyle nesneldir?
YanlışDoğru cevap: D — Yapıt on iki bölümden oluşuyor ve ilk kez 1962'de yayımlanmış.
D'deki "on iki bölüm" ve "1962'de yayımlanma" bilgileri ölçülebilir, doğrulanabilir olduğundan nesneldir. A, B, C ve E'de "ustaca", "çok daha akıcı/sıcak", "unutulmaz", "eşsiz" gibi kişiden kişiye değişen, kanıtlanamayan beğeni sözcükleri vardır.
Bir cümlede sayı/tarih geçmesi onu tek başına nesnel yapmaz; asıl ölçüt yargının kanıtlanabilir olup olmamasıdır.
- 18.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde önce nesnel, ardından öznel bir yargıya yer verilmiştir?
YanlışDoğru cevap: A — Kitap 2015'te basıldı; üstelik okuru sayfalara bağlayan gerçekten sürükleyici bir kurgusu var.
A'da "2015'te basıldı" doğrulanabilir bir nesnel bilgi, "gerçekten sürükleyici bir kurgu" ise beğeni bildiren öznel bir yargıdır; ikisi bu sırayla verilmiştir. C ve E baştan sona nesnel, B ve D ise baştan sona özneldir.
Bir cümlede nesnel ve öznel yargılar bir arada bulunabilir; soru yalnızca birini değil, ikisinin belirli bir sırayla verilişini ister.
- 19.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "daha" sözcüğü karşılaştırma anlamı KATMAMIŞTIR?
YanlışDoğru cevap: C — Gideli neredeyse beş yıl oldu, ama o kapıyı hâlâ daha çalan olmadı.
C'deki "daha" sözcüğü "hâlâ, henüz" anlamındadır ve bir zaman/süreklilik bildirir; iki şey kıyaslanmamaktadır. A, B, D ve E'de "daha" iki varlığı/durumu bir nitelik yönünden karşılaştırır.
"Daha" her zaman karşılaştırma bildirmez; "hâlâ, henüz" anlamında kullanıldığında karşılaştırma yoktur (çift görevli sözcük).
- 20.
"Sokaklar sırılsıklam, saçaklardan hâlâ su damlıyor; gece yağmur yağmış olsa gerek." cümlesinde aşağıdaki anlamlardan hangisi vardır?
YanlışDoğru cevap: E — Bir ipucundan yola çıkılarak yapılan tahmin (olasılık)
Konuşan, ıslak sokaklar ve damlayan su gibi gözlemlerden (ipucu) yola çıkarak "yağmur yağmış olsa gerek" biçiminde bir tahminde bulunuyor; bu, kanıta dayalı bir olasılık anlamıdır. Yağmurun yağdığı kesin görülmemiştir.
"Olsa gerek" ifadesi koşul ("-sa") sanılıp yanlışlanır; oysa burada kanıta dayalı bir tahmin/olasılık bildirir.
- 21.
"Bu yollar çok tehlikelidir; hızını kesmezsen bir gün başına iş açarsın." cümlesinde ağır basan anlam aşağıdakilerden hangisidir?
YanlışDoğru cevap: A — Uyarı
Konuşan, olası bir tehlikeye (başına iş açma) karşı dinleyeni önceden dikkatli olması için ikaz etmektedir; bu bir uyarıdır. "Şunu yapsan iyi olur" biçiminde nazik bir yönlendirme olmadığından öneri değildir.
Uyarı olumsuz bir sonuca karşı ikaz eder; öneri ise yararlı bulunan bir yolu nazikçe gösterir. İkisi karıştırılır.
- 22.
"Keşke o iş teklifini geri çevirmeseydim; şimdi her şey çok daha farklı olurdu." cümlesinde ağır basan anlam aşağıdakilerden hangisidir?
YanlışDoğru cevap: D — Yapılan bir davranıştan duyulan pişmanlık
"Keşke ... -meseydim" kalıbı, geçmişte yapılan (teklifi geri çevirme) bir davranışın şimdi olumsuz sonuç doğurduğunu düşünüp duyulan pişmanlığı bildirir. "Diyelim ki" türü bir kurgulama olmadığından varsayım değildir.
"Keşke ... -saydım/-seydim" yapısı koşul ekine benzediği için varsayım sanılır; oysa geçmişe yönelik pişmanlık bildirir.
- 23.
"Kapı çaldı; herhalde akşam bize uğrayacağını söyleyen komşumuz gelmiştir." cümlesinde aşağıdaki anlamlardan hangisi vardır?
YanlışDoğru cevap: B — Olasılık (ihtimal)
"Herhalde ... gelmiştir" ifadesi, gelenin kesin olarak bilinmediğini, yalnızca kuvvetle tahmin edildiğini gösterir; bu bir olasılık anlamıdır.
"Herhalde, belki, sanırım, olabilir" sözcükleri kesinlik değil olasılık bildirir; bunlar kesinlik anlatan ifadelerle karıştırılır.
- 24.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir özelliğin giderek artması (dereceleme) söz konusudur?
YanlışDoğru cevap: C — Önce hafifçe gülümsedi, ardından kıkırdadı, sonunda katıla katıla güldü.
C'de gülme eylemi giderek şiddetlenmektedir: gülümseme → kıkırdama → katıla katıla gülme. Bir niteliğin artan (ya da azalan) sırayla verilmesi derecelemedir. A ve D yalnızca ardışık (sıralı) eylemler, B ise aynı anda olan iki eylem içerir.
Ardışık eylemlerin sıralanması (önce-sonra) ile bir özelliğin giderek artması (dereceleme) karıştırılır; derecelemede aynı niteliğin şiddeti değişir.
- 25.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde karşıtlık (zıtlık) ilişkisi vardır?
YanlışDoğru cevap: B — Elleri heyecandan titriyordu ama sesi son derece kararlı çıkıyordu.
B'de birbirine zıt iki durum (titreyen eller / kararlı ses) "ama" bağlacıyla karşı karşıya getirilmiştir; bu karşıtlık ilişkisidir. A neden-sonuç, C ve E sıralı eylem, D ise zaman ilişkisi içerir.
"Ve, sonra" bağlaçlarıyla kurulan sıralı eylemler, karşıt yargılar içermediği için karşıtlıkla karıştırılmamalıdır; karşıtlık için iki yargının zıt olması gerekir.
- 26.
"Yıllarca büyük umutlarla göreceği günü beklediği o şehre sonunda gitti; ama karşılaştığı manzara, hayalindekiyle uzaktan yakından ilgili değildi." cümlesinde ağır basan anlam aşağıdakilerden hangisidir?
YanlışDoğru cevap: E — Beklenenle karşılaşılanın uyuşmamasından doğan hayal kırıklığı
Kişi umutla beklediği şehre gitmiş, ancak gördükleri beklentisini karşılamamıştır. Beklentiyle gerçeğin uyuşmaması hayal kırıklığı anlamı doğurur. "Ama" burada bir karşıtlığın ötesinde bu düş kırıklığını vurgular.
"Ama" bağlacına bakıp cümleyi yalnızca karşıtlık sanmak; oysa beklenti-gerçek uyuşmazlığı bütününde hayal kırıklığı anlamı öne çıkar.
- 27.
"Aylarca uğraşılan bir projeyi son güne bırakıp bu kadar baştan savma hazırlarsan elbette geri çevrilir." cümlesinde ağır basan anlam aşağıdakilerden hangisidir?
YanlışDoğru cevap: A — Yakınma-eleştiri
Konuşan, karşısındakinin işi son güne bırakıp özensiz hazırlamasını olumsuz bulup yermektedir; cümlede yakınma-eleştiri anlamı ağır basar. "Şunu yapsan iyi olur" biçiminde bir yönlendirme bulunmadığından öneri değildir.
Bir davranışın olumsuz sonucunu belirtmek her zaman öneri değildir; buradaki asıl amaç, yapılanı beğenmeyip eleştirmektir.
- 28.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem neden-sonuç ilişkisi hem de öznel bir yargı bir arada bulunur?
YanlışDoğru cevap: C — Anlatımı büyüleyici bir akıcılıkta olduğu için roman soluksuz okunuyor.
C'de "büyüleyici bir akıcılık" beğeni bildiren öznel bir yargı, "olduğu için soluksuz okunuyor" ise neden-sonuç ilişkisidir; ikisi bir aradadır. A, D ve E de neden-sonuç içerir ama nedenleri (sayfa sayısı, yağmur, yol onarımı) nesneldir; B'de yalnızca nesnel bir zaman bilgisi vardır.
Bir cümlede birden çok anlam ilişkisi bulunabilir; soru neden-sonucun tek başına değil, öznel bir yargıyla birlikte bulunduğu seçeneği ister.
- 29.
"Sen mi çıkıp koca salonun karşısında konuşacakmışsın; iki kelimeyi bir araya getirsen yeter de artar!" cümlesinde ağır basan anlam aşağıdakilerden hangisidir?
YanlışDoğru cevap: D — Karşıdaki kişiyi yetersiz görüp küçümseme (alay)
Konuşan, "Sen mi ... konuşacakmışsın" ve "iki kelimeyi bir araya getirsen yeter de artar" alaycı ifadeleriyle karşısındakinin bu işi başaramayacağını ima ederek onu küçümsemektedir; cümlede küçümseme (alay) anlamı ağır basar.
Alaylı soru kalıbı ("Sen mi ...?") ve abartılı ifadeler bir olasılık ya da öngörü sanılabilir; oysa amaç karşıdakini yetersiz görüp küçümsemektir.
Sık sorulanlar
- KPSS Cümlenin Anlamı konusundan ne çıkıyor?
- Neden-sonuç, amaç-sonuç, koşul; yargı türleri ve cümle yorumu.
- Cümlenin Anlamı sorularının çözümü var mı?
- Var — bu sayfadaki her sorunun altında doğru cevap ve gerekçesi yazıyor, yanlış şıkların dayandığı hata da açıklanıyor.