Türkçe
KPSS Sözcük Türleri — Çözümlü Sorular
İsim, sıfat, zamir, zarf, edat, bağlaç, fiil ve fiilimsiler.
Bu konunun anlatımı da hazır: Sözcük Türleri — İsimden Fiilimsiye
26 soru — hepsi çözümlü
Şıkka dokun; doğru cevabı, gerekçesini ve yanlış şıkkın tuzağını görürsün.
- 1.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili “doğru” sözcüğü, diğerlerinden farklı bir sözcük türünde kullanılmıştır?
YanlışDoğru cevap: D — Onun her zaman doğru konuştuğunu bilirdik.
“Doğru” sözcüğünün türü, cümlede neyi nitelediğine bağlıdır. A'da “yanıtı”, B'de “karar”, C'de “insanlarla”, E'de “seçim” adlarını niteleyerek SIFAT görevindedir. D'de ise “konuştuğunu” eylemini “nasıl?” sorusuyla belirttiği için ZARF (belirteç) görevindedir. Bir adı değil eylemi nitelediğinden tür bakımından diğerlerinden ayrılan seçenek D'dir.
Öğrenci “doğru” sözcüğünü her yerde sıfat sanır; oysa bir eylemi (nasıl konuştu → doğru) nitelediğinde zarf olur.
- 2.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ama" sözcüğü diğerlerinden farklı bir görevde kullanılmıştır?
YanlışDoğru cevap: C — Aması maması yok, hemen buraya geleceksin!
A, B, D ve E'de "ama" iki yargıyı karşıtlık ilgisiyle bağlayan bir bağlaçtır. C'de ise "aması maması" biçiminde ek alıp adlaşmış, yani isim gibi kullanılmış; bağlama görevini yitirip bir varlığı/kavramı karşılar duruma gelmiştir. Bu yüzden görev bakımından farklı olan C'dir.
"ama" her yerde bağlaç sanılır; ek alıp adlaştığında (aması maması) isim görevi üstlenir.
- 3.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili “bu” sözcüğü, diğerlerinden farklı bir türde kullanılmıştır?
YanlışDoğru cevap: E — Bu çözümün doğru olduğuna eminim.
İşaret sözcüğü bir adın önüne gelip onu belirtirse sıfat, tek başına adın yerini tutup çekim eki alırsa zamir olur. A (bunu), B (bunları), C (buna), D (bunlardan) çekim eki almış ve adın yerini tutmuş işaret zamirleridir. E’de ise ‘bu’ sözcüğü ‘çözüm’ adının önünde onu belirtir; bu yüzden işaret sıfatıdır ve diğerlerinden farklı türdedir.
İşaret sözcüğünün türü konuma göre değişir: adın önünde nitelerse sıfat (bu çözüm), tek başına ve ek alırsa zamirdir (bunu, buna).
- 4.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "doğru" sözcüğü, diğerlerinden farklı bir tür (sözcük türü) özelliği gösterir?
YanlışDoğru cevap: D — Herkesin bildiği en yalın doğru buydu.
A, C ve E'de "doğru" bir adı niteler (karar, cevap, bilgi) ve sıfattır; B'de ise ek fiil alarak yüklem görevindeki bir niteleme sözüdür. D'de ise "doğru" tamlama içinde bir varlığın adı olarak ("en yalın doğru") ad görevinde, yani isimleşmiş biçimde kullanılmıştır. Diğerlerinden farklı tür özelliği gösteren D'dir.
Aynı sözcük her cümlede aynı tür sanılır; oysa bir sözcük niteleme yaptığında sıfat, varlığın adı olduğunda isim olur.
- 5.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ile” sözcüğü, ötekilerden farklı bir görevde kullanılmıştır?
YanlışDoğru cevap: A — Kardeşiyle ben bu konuyu daha önce hiç konuşmadık.
B, C, D ve E’de “ile” bir edat olup sırasıyla durum/tarz (gürültüyle, sabırla, yürüyüşle) ya da araç (iple) bildirir. A’da ise “ile” (kardeşiyle ben) iki özneyi birbirine bağlayan bir bağlaç görevindedir; ‘ve’ ile değiştirilebilir (kardeşim ve ben). Dolayısıyla A ötekilerden farklıdır.
Öğrenci ‘ile’yi her zaman edat sanar; oysa ‘ve’ ile değiştirilebiliyorsa bağlaç, değiştirilemiyorsa edat görevindedir.
- 6.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcüğün türü, yanında verilenle uyuşmaz? (Altı çizili sözcükler tırnak içinde gösterilmiştir.)
YanlışDoğru cevap: E — “Eyvah”, saatimi evde unutmuşum! → edat
E’de “eyvah”, ani bir üzüntü/şaşkınlık duygusunu bildirir; türü ünlemdir, edat değildir. Edatlar tek başına anlamı olmayan, başka sözcüklerle ilgi kuran görevli sözcüklerdir. A’da “yalnız” burada “sadece” anlamında olup edat/bağlaç işlevindedir; B’de “içeri” eylemi yönüyle belirttiğinden zarf; C’de “bu” ismi belirttiğinden belirtme sıfatı; D’de “çok” fiili miktarca belirttiğinden zarftır. Yalnızca E’deki eşleştirme yanlıştır.
Ünlemler seslenme/duygu bildiren görevli sözcükler olduğu için, aynı grupta yer alan edatlarla karıştırılır.
- 7.
"Yaşlı adam, karşı kıyıdaki ışıkları uzun uzun seyretti." cümlesindeki sözcüklerin türleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi YANLIŞTIR?
YanlışDoğru cevap: B — "Seyretti" sözcüğü, isimden türemiş bir sıfattır.
"Seyretti" bir hareketi kip ve kişiye bağlı bildiren, cümlenin yüklemi olan çekimli bir fiildir; sıfat değildir. A'da 'yaşlı' adamı niteleyen sıfat, C'de 'karşı' kıyıyı niteleyen sıfat, D'de 'uzun uzun' durum zarfı, E'de 'ışıkları' belirtme eki almış isimdir; bunlar doğrudur.
Öğrenci fiilin yüklem olma işleviyle sözcük türünü karıştırır ve çekimli fiili yanlışlıkla ad soylu sayar.
- 8.
"Yirmi" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde farklı bir sözcük türünde kullanılmıştır?
YanlışDoğru cevap: B — Bu kitabı yirmiye tamamladım.
A, C, D ve E'de "yirmi" hemen ardından gelen adı (öğrenci, genç… yaş, kişi, yolcu) niteleyen sayı sıfatıdır. B'de ise "yirmiye tamamladım" ifadesinde "yirmi", bir adı nitelemeyip kendisi ad (isim) gibi kullanılmış, yönelme eki (-e) alarak adlaşmıştır. Dolayısıyla tür bakımından farklı olan B'dir.
Sayı bir adı niteliyorsa sıfat, tek başına ad görevinde (çekim eki alıp adın yerini tutarak) kullanılıyorsa isimdir. "Yaşındaki" ifadesindeki "yirmi" hâlâ 'yaş' adını nitelediği için sıfattır; öğrenci bunu isim sanabilir.
- 9.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem isim-fiil hem de zarf-fiil (bağ-fiil) bir arada kullanılmıştır?
YanlışDoğru cevap: B — Yürüyüş yapmayı sevdiğini söyleyerek yanımızdan ayrıldı.
B'de 'yapmayı' sözcüğü '-ma' isim-fiil ekiyle (yürüyüş yapma eylemi ad olmuş), 'söyleyerek' ise '-erek' zarf-fiil ekiyle oluşmuştur; böylece iki fiilimsi türü bir aradadır. A'da yalnızca zarf-fiil ('koşarak') ve sıfat-fiil ('gelen'); C'de sıfat-fiil ('gülen'); D'de sıfat-fiil ('okunacak'); E'de yalnızca zarf-fiil ('dinince') vardır.
'-ma/-mak/-ış' isim-fiil, '-an/-dık/-acak' sıfat-fiil, '-ince/-erek/-ip' zarf-fiil ekleridir; öğrenci sıfat-fiil ile isim-fiili karıştırır.
- 10.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcüğün türü, "Onların hiçbiri toplantıya katılmadı." cümlesindeki altı çizili "hiçbiri" sözcüğünün türüyle aynıdır?
YanlışDoğru cevap: C — Herkes, sorunun çözümünü merakla bekliyordu. (Herkes)
"Hiçbiri" bir varlığı belirsiz biçimde karşılayan belgisiz zamirdir. "Herkes" de topluluğun tamamını belirsiz olarak karşılayan bir belgisiz zamirdir; tür aynıdır. A'daki "Bu" bir ismi niteleyen işaret sıfatı (zamir değil), B'deki "Kimi" ismi niteleyen belgisiz sıfat, D'deki "neyi" soru zamiri, E'deki "Kendisi" dönüşlülük (kişi) zamiridir.
Belgisiz sözcük tek başına kullanılıp ismin yerini tutarsa zamir (hiçbiri, herkes), bir ismi niteliyorsa sıfattır (kimi öğrenci, bu kitap).
- 11.
"Genç, salondaki herkese içten bir gülümsemeyle baktı; bu içtenlik onu daha da sevimli kılıyordu." cümlesindeki "genç", "içten" ve "içtenlik" sözcüklerinin türleri sırasıyla aşağıdakilerden hangisidir?
YanlışDoğru cevap: D — İsim – sıfat – isim
"Genç" burada bir varlığı adlandırıp özne olduğundan addır (adlaşmış sıfat da olsa cümledeki görevi isimdir). "İçten" ise "gülümseme" adını nitelediği için sıfattır. "İçtenlik" ise "-lik" ekiyle türemiş, "bu içtenlik" biçiminde işaret sıfatıyla belirtilen ve varlık/kavram karşılayan addır. Böylece sıra: isim – sıfat – isim (D seçeneği).
Bir sözcüğün türü ekle değil cümledeki görevle belirlenir; adlaşmış sıfat isim, adı niteleyen sözcük sıfattır.
- 12.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde işaret sözcüğü, ötekilerden farklı bir tür (görev) ile kullanılmıştır?
YanlışDoğru cevap: E — Şunu bana biraz önce sen vermiştin.
İşaret sözcüğü bir ismin önüne gelip onu belirtiyorsa sıfat, ismin yerini tutuyorsa zamirdir. A, B, C ve D'de "bu/o/şu" sırasıyla soru, gün, yol ve dağ isimlerini belirttiği için işaret sıfatıdır. E'deki "şunu" ise ismin yerini tutup hâl eki (-u) aldığından işaret zamiridir; bu yönüyle ötekilerden farklıdır.
İşaret sözcüğü isimden önce gelip onu belirtiyorsa sıfat; ismin yerini tutup çekim eki alabiliyorsa zamirdir.
- 13.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tırnak içindeki sözcük zamir değildir?
YanlışDoğru cevap: B — Toplantıda "birkaç" öğrenci karara itiraz etti.
A'da "onlar" kişi zamiri, C'de "bu" işaret zamiri, D'de "kendi" dönüşlülük zamiri, E'de "birçoğu" belgisiz zamirdir; hepsi ismin yerini tutar. B'deki "birkaç" ise "öğrenci" ismini belirttiği için belgisiz sıfattır, zamir değildir.
"Birkaç, çoğu, bazı" bir ismin önünde onu belirtirse sıfat; ismin yerini tutup ek alırsa (birkaçı, çoğu, birçoğu) zamir olur.
- 14.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde niteleme sıfatı vardır?
YanlışDoğru cevap: A — Bahçedeki güzel çiçekleri tek tek kopardı.
A'da "güzel", "çiçek" isminin nasıl olduğunu bildirdiği için niteleme sıfatıdır. B, C, D ve E'de "güzel, hızlı, kolay, yavaş" bir ismi değil fiili etkilediği için durum/zaman değil, zarf görevindedir.
Bir sözcük ismi niteliyorsa sıfat, fiili etkiliyorsa zarftır; "güzel, hızlı, kolay" cümledeki göreve göre sıfat da zarf da olabilir.
- 15.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde belgisiz sıfat kullanılmamıştır?
YanlışDoğru cevap: D — Kaçıncı sırada olduğumu bir türlü öğrenemedim.
A'da "birçok", B'de "bütün", C'de "bazı", E'de "birkaç" ismi belirsiz biçimde belirten belgisiz sıfatlardır. D'deki "kaçıncı" ise sıra sorduğu için soru sıfatıdır; belgisiz sıfat değildir.
"Kaç, kaçıncı, hangi, nasıl" soru sıfatıdır; belgisiz sıfatlarla (bazı, birkaç, birçok, bütün) karıştırılmamalıdır.
- 16.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sayı sözcüğü sıfat göreviyle kullanılmamıştır?
YanlışDoğru cevap: C — Kalan işi aramızda üçe böldük.
A'da "ikinci" sıra, B'de "beşer" üleştirme, D'de "iki" asıl, E'de "yarım" kesir sayı sıfatıdır; hepsi bir ismi belirtir. C'de "üç" yönelme eki (-e) alıp tek başına ismin yerinde kullanıldığından sıfat değil, sayı ismidir.
Sayı sözcüğü bir ismi belirtiyorsa sıfat; ek alıp tek başına ismin yerini tutuyorsa isim/zamir olur.
- 17.
Aşağıdaki cümlelerde kullanılan zarflardan hangisi tür bakımından ötekilerden farklıdır?
YanlışDoğru cevap: E — Sınav sabahı toplantıya erkenden gitti.
A, B, C ve D'deki "sessizce, dikkatlice, yavaşça, açıkça" fiilin nasıl yapıldığını bildiren durum (hâl) zarfıdır. E'deki "erkenden" ise işin ne zaman yapıldığını bildirdiğinden zaman zarfıdır; bu yönüyle ötekilerden farklıdır.
Durum zarfı "nasıl", zaman zarfı "ne zaman" sorusuna cevap verir; ikisi karıştırılmamalıdır.
- 18.
(I) İçeri buyurun, sizi ne zamandır bekliyorduk. (II) İçerinin havası dumandan ağırlaşmıştı. (III) Yağmur başlayınca hepimiz içeri girdik. Numaralanmış cümlelerde "içeri" sözcüğünün türü sırasıyla aşağıdakilerden hangisidir?
YanlışDoğru cevap: B — Zarf - isim - zarf
I. cümlede "içeri" ek almadan "buyurun" fiiline yön kattığı için yer-yön zarfıdır. II. cümlede "içerinin" ilgi eki alıp "hava"nın sahibi olarak ismin yerinde kullanıldığından isimdir. III. cümlede yine eksiz olarak "girdik" fiilini etkilediğinden yer-yön zarfıdır. Sıra: zarf - isim - zarf.
Yer-yön sözcükleri hâl/iyelik/ilgi eki alınca isimleşir; eksiz kullanıldığında yer-yön zarfıdır.
- 19.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "gibi" sözcüğü edat (ilgeç) göreviyle kullanılmamıştır?
YanlışDoğru cevap: C — Onun gibisini bu güne kadar hiç görmedim.
A, B, D ve E'de "gibi" kendinden önceki sözcükle benzetme ilgisi kuran edattır. C'de ise "gibisini" biçiminde iyelik ve hâl eki alıp adlaştığı (ismin yerini tuttuğu) için edat değildir.
"Gibi" çekim eki alıp ismin yerini tutuyorsa (gibisi, gibisini) artık edat değil isimdir.
- 20.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ile" sözcüğü bağlaç göreviyle kullanılmıştır?
YanlışDoğru cevap: A — Ayşe ile Fatma sınıfın en yakın iki arkadaşıydı.
A'da "ile" eşit görevli iki ismi (Ayşe-Fatma) birbirine bağlar ve "ve" ile değiştirilebilir; bu yüzden bağlaçtır. B'de araç, C'de beraberlik, D'de durum, E'de araç ilgisi kuran "ile" ise "ve" ile değiştirilemez, edattır.
"İle" yerine "ve" getirilebiliyorsa bağlaç, getirilemiyorsa (araç/beraberlik/durum anlamı) edattır.
- 21.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "de/da"nın yazımı yanlıştır?
YanlışDoğru cevap: D — Sana emanet ettiğim kitabı çanta da unuttum.
A, B, C ve E'de yazım doğrudur: bağlaç olan "de/da" ayrı (sen de, akşam da), bulunma eki olan "-de/-da" ise bitişik (nerede, okulda) yazılmıştır. D'de "çanta da" yanlıştır; buradaki "-da" bulunma hâli ekidir ve "çantada" biçiminde bitişik yazılmalıdır.
Bağlaç "de/da" ayrı, bulunma eki "-de/-da" bitişik yazılır; sözcükten atıldığında cümle bozuluyorsa ek, bozulmuyorsa bağlaçtır.
- 22.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "-ma/-me" eki, isim-fiil (mastar) değil kalıcı isim yapmıştır?
YanlışDoğru cevap: A — Zeytinyağlı yaprak dolmayı en çok annem yapardı.
B, C, D ve E'de "-ma/-me" eki eyleme mastar anlamı katan isim-fiildir (kalkma, koşma, okuma-yazma, girme). A'daki "dolma" ise bir eylemi değil, bir yemeği (nesneyi) karşılayan kalıcı isimdir; isim-fiil değildir.
"-ma/-me" eki eylem adı yapıyorsa isim-fiil; kalıcı bir varlık/nesne adı olmuşsa (dolma, dondurma, kavurma) kalıcı isimdir.
- 23.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sıfat-fiil, bir ismi nitelemek yerine adlaşarak (adlaşmış sıfat-fiil) kullanılmıştır?
YanlışDoğru cevap: B — Törene gelenler önce salona alındı.
A, C, D ve E'de sıfat-fiiller (çalışan, kırılan, uçan, bekleyen) sırasıyla öğrenci, bardak, kuş, yolcu isimlerini niteler. B'de ise "gelenler" nitelediği isim düşmüş, çokluk eki alıp ismin yerini tuttuğu için adlaşmış (isimleşmiş) sıfat-fiildir.
Sıfat-fiil nitelediği isim olmadan, ek alıp ismin yerine geçerse adlaşmış sıfat-fiil olur.
- 24.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf-fiil (bağ-fiil) yoktur?
YanlışDoğru cevap: D — Onun gülen gözlerini yıllarca unutmadım.
A "-erek", B "-ınca", C "-madan", E "-ıp" ekleriyle kurulan ve fiili etkileyen zarf-fiillerdir. D'deki "gülen" ise "-en" ekiyle kurulup "göz" ismini niteleyen sıfat-fiildir; zarf-fiil değildir.
Zarf-fiil ekleri (-erek, -ince, -madan, -ip...) fiili etkiler; "-en/-dik/-ecek" gibi ekler sıfat-fiil kurar.
- 25.
"Sabah erkenden kalkıp hazırlanan çocuk, servisi kaçırmamak için koşarak durağa gitti." cümlesinde kaç tane fiilimsi vardır?
YanlışDoğru cevap: C — 4
Cümlede "kalkıp" (zarf-fiil), "hazırlanan" (sıfat-fiil), "kaçırmamak" (isim-fiil) ve "koşarak" (zarf-fiil) olmak üzere dört fiilimsi vardır. Tek çekimli fiil (yüklem) "gitti"dir.
Fiilimsiler kip ve kişi eki almaz; cümlede çekimli fiil dışındaki, fiilden türeyip isim/sıfat/zarf görevi gören sözcükler fiilimsidir.
- 26.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlem yoktur?
YanlışDoğru cevap: E — Sabahtan beri odasından hiç ses çıkmadı.
A'da "ah", B'de "bravo", C'de "hoşça kalın", D'de "of" seslenme ya da ani bir duyguyu (özlem, beğeni, bunalma) anlatan ünlemlerdir. E'de ise seslenme veya duygu bildiren bir ünlem sözcüğü yoktur.
Ünlem; sevinç, korku, acı, şaşkınlık gibi duyguları ya da seslenmeyi anlatır; her ünlem işareti taşıyan cümlede ünlem sözcüğü bulunmayabilir.
Sık sorulanlar
- KPSS Sözcük Türleri konusundan ne çıkıyor?
- İsim, sıfat, zamir, zarf, edat, bağlaç, fiil ve fiilimsiler.
- Sözcük Türleri sorularının çözümü var mı?
- Var — bu sayfadaki her sorunun altında doğru cevap ve gerekçesi yazıyor, yanlış şıkların dayandığı hata da açıklanıyor.